Arşiv

Kasım 2009 arşivi

Geştalt Kuramının Ortaya Çıkışı

07 Kasım 2009

Geştalt kuramının ilkeleri; Wertheimer, Kohler, Koffka gibi Alman psikologlar tarafından geliştirilmiştir. Bu konuda yayınlanan ilk makale, 1912′de Alman yönetim sistemi ve alternatif yönetsel yaklaşımları irdelemek amacıyla Wertheimer tarafından yazılmıştır. Wertheimer söz konusu makalesinde yönetim sisteminin sosyal, ekonomik, siyasal ve tarihsel süreçlerin bir ürünü olduğu görüşünü savunmaktadır. Böylece sosyal olay ve olgulara bütünlük içinde bakılması eğilimi güçlenmiş ve bu bağlamda doğa bilimlerinin indirgemeci ve nedensel yaklaşımları ile toplumsal sorunların çözümlenemeyeceği görüşü, giderek yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu konuda önemli bir başka ürün ise Koffka’nın Principles of Geştalt Psychology adlı eseridir. Koffka, adı geçen eserinde, o dönemde etkin olan davranışçı ekolün, kavram ve dizgelerini sorgulamıştır. Koffka, içebakış yöntemini kullanan davranışçıları, yaşantıları bölerek anlamsız parçalara indirgemekle eleştirmiştir. Gerçekte Koffka da davranışları çözümlemek açısından ilke olarak içebakış yöntemini benimsemektedir. Fakat ona göre içebakış yöntemi, davranışçılar tarafından tekdüze ve mekanik bir anlayışla kullanıldığı için bu yolla bütünün bilgisine ulaşılamaz. Oysa içebakış yöntemi, organizmanın dış dünyayı ve orada yer alan uyaranların organizma tarafından nasıl algılandığını anlamak amacıyla kullanılmalıdır. Çünkü uya­ranları anlamlandıran, organizmanın algısal alanı ve bu alanı yönlendiren zihinsel süreçlerin işleyişidir. Algıda bütünlük, önyaşantılar ve öznel bilinç boyutlarından varlık bulur.

Eğitim ,

Girişkenliğe Karşı Suçluluk Karmaşası

03 Kasım 2009

Girişkenliğe karşı suçluluk karmaşası, üç yaşından altı yaşın sonuna  süren evrede yaşanır. Bu dönem çocuklarının motor, dil ve ı yeteneklerinin yanı sıra fiziksel olgunlaşma düzeyleri de oldukça gelişmiş, Bu nedenle çocuk, artan psişik ve fiziksel enerjisini, çeşitli etkinlikle ortaya koymak ister. Ancak girişkenliğin artması ile problemli davranış da artar. Bu evrede aynı zamanda oyuncaklara ve çocuk oyunlarına k; yoğun bir ilgi başlar. Dolayısıyla çocuğun psişik ve fiziksel enerjisinin oluı hedeflere yöneltilmesi, özel bir önem kazanır. Okulöncesi dönem olarak adlandırılan bu evrede yetişkinler, çocuğun okul yaşamına hazırlanması için uygun eğitsel yaşantılar düzenlemelidir. Bu amaçla çocuğun ileti becerilerinin gelişmesi için, gerekli konuşma olanakları sağlanarak, keru ifade etmesine fırsat verilmelidir. Ayrıca çocuğa psiko-motor becerile geliştireceği ve fiziksel bütünlüğünü etkin şekilde kullanabilir yapılandırılmış yaşantı deneyimleri sunulmalıdır.

Eğitim , ,