arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘bilişsel öğrenme’

Bilişsel Yapı

Cuma, 09 Eki 2009 yorum yok

Psikolojide bilişsel yapı kavramının ilk kez kullanan Edward C. Tolman’dır (1932). Öğrenme konusunda yaptığı deneysel araştırmalar sırasında, labirentte yiyeceğe ulaşmak durumunda bırakılan farelerin davranış örüntülerini inceleyen Tolman’a göre, hayvanı amaca götüren eylemler, belli bir düzen içinde gerçekleşmektedir. Ancak farenin davranışlarının sistematik bir örüntüye dönüşmesi, bir dizi sınama-yanılma deneyiminden sonra oluşmaktadır. Geçirdiği başarısız deneyimler aracılığıyla fare, labirente ilişkin bir bilişsel harita veya şema edinmekte ve amaca farklı güzergâhlar izleyerek ulaşabilmektedir. Bu tür öğrenmeler, yer öğrenme (place learninğ) olarak da adlandırılmaktadır.

Bilişsel yapı kavramı, aynı zamanda gizil öğrenme için de geçerlidir. Gizil öğrenmeyi çözümlemek amacıyla Henzel (1973) tarafından yapılan deneyde denek olarak Belle, Bandit, Bido, ve Gigi adlı dört genç şempanze, kullanılmıştır. Deneyde kullanılan şempanzelerden, kafeslerinin çevresindeki oyun alanlarının değişik köşelerinde saklanmış yiyecekleri bulmaları beklenmektedir. Deneyin başlangıcında bir deneyci, şempanzelerden birini kucağına alarak oyun alanında dolaştırmaktadır. Bu sırada farklı yerlerde saklı bulunan 18 parça yiyeceğin yeri, deneyci tarafından şempanzeye gösterilmektedir. Daha sonra şempanze kafesteki diğer şempanzelerin yanına konulmakta ve deneyciler de gözlem yerlerine dönmektedirler. Bir süre sonra kafes açılmakta ve şempanzelerin yiyeceği arama davranışları gözlenmektedir. Deney sonuçlarına göre, daha önce saklanmış olan yiyeceklerin yerlerini bilen şempanzelerin davranışları, doğrudan hedefe yöneliktir.

Bilişsel Öğrenme Kuramları

Pazartesi, 07 Eyl 2009 yorum yok

Klasik ve edimsel koşullama kuramları, alanyazında, bağsal öğrenme veya davranışçı kuramlar olarak adlandırılmaktadır. Söz konusu yaklaşımların bağsal öğrenme kuramları olarak adlandırılması, uyaran-tepki arasındaki ilişkiler üzerinde odaklanmasından, davranışçı kuramlar olarak adlandırılması ise uyaran-davranım örüntüsüne verdikleri önemden gelmektedir. Her iki kuramsal yaklaşımda da davranış edinme; koşullama ve pekiştirme süreçleri ile açıklanmaktadır. Ne var ki, tüm öğrenmeler, koşullama yoluyla açıklanamaz. Bu bağlamda bilişsel yaklaşımlar, klasik ve edimsel koşullama kuramlarına tepki olarak doğmuştur.

Bilişsel öğrenme kuramına göre, insanlar bir problem durumuyla karşı karşıya geldiklerinde o durumun özgün dinamikleriyle etkileşerek öğrenirler. Buna göre öğrenme; önbilgilerin yeni bağlantılar (associations) kazanması, probleme ilişkin bilgilerin depolanması (storing) ve uygun çözüm seçeneklerinin belirlenmesi (defining) şeklinde kuramlaştırılabilecek üç temel süreç içinde oluşur. Başka bir deyişle öğrenme, bilişsel süreçler ve yapılar (cognitive proceses andpattern) ile ilişkilidir. Burada bilişsel kavramı, duyu organları tarafından alınan girdilerin (input) algı ve bellek süreçlerinde işlenerek çıktıya (output) dönüştürüldüğü zihinsel etkinlikler dizisini tanımlamaktadır. Dolayısıyla bilişsel kurama göre öğrenme, organiz­manın geçirdiği yaşantılar yoluyla yeni deneyim ve bilgilere ulaşmasına bağlıdır.

Genel