arşiv

‘Yaşam’ kategorisi için arşiv

Erken haber verme sistemi devrede

Cumartesi, 16 Eki 2010 yorum yok

Japonya’nın Fukushima eyaletinde meydana gelen depremde, erken uyarı sayesinde tüm Japonların cep telefonlarına uyarı mesajı gönderildi.

Erken uyarı sistemi sayesinde, 250KM uzaklıkta ki Tokyo’ya 30 saniyede ulaşadan insanlar tedbirlerini alabildi.

Ne zaman, nerede deprem olacağını bilmek mümkün olmasada Japonların cep telefonları sayesinde kurdukları sitem ile erken uyarı sistemi başarılı oldu.

2007’de başlatılan “Erken haber verme sistemi” ülke çapına yerleştirilmiş, dalgaları tespit edebilen sensörlerden oluşuyor. Bu sistem Japon Devletine 1.7 milyar yen’e(29 milyar TL) mâl oldu.

Sağır kediler daha iyi görüyor.

Cuma, 15 Eki 2010 yorum yok

Kanada’da yapılan araştırma, sağır kedilerin normal kedilerden daha iyi gördüklerini ortaya çıkardı.

Batı Ontario Üniversitede yapılan araştırmada, işitme veya görme engelli kişilerin küçüklüklerinden itibaren bu engellerini diğer duyu organlarının daha iyi çalışmasıyla telafi etmeleri gibi, sağır kedilerin de beyninde ki işitmeye yönelik bölgelerin nasıl daha iyi görmeyi sağlayacak şekilde değiştiği tespit edildi.

Nature Neuroscience yayınlanan makalede, Stephen Lomber ve arkadaşları, bu değişikliği beynin yeniden yapılanma becerisine bağlı olan “hamur” gibi oluşuyla açıklayarak, “ Beyin çok etkili ve kullanılmayan alanları diğer duyu yetisini yararlı iyileştirmeler ile telafi ediyor.” Dediler.

Bu deneyi, insanlar gibi doğuştan sağır olabilen tek hayvan olan kediler üzerinde deneyen bilimadamları, beynin seslerin yerini belirlemeye yönelik işitme bölgelerinin sağır kedilerde, görme alanlarının sınırını daha genişletecek ve bu alan içinde ki hareketleri daha iyi görmeyi sağlayacak şekilde tekrar organize olduğunu belirttiler.

Lomber ve ekibi bundan sonra, duyma yetilerini sonradan kaybeden insan veya hayvanların beyinlerinde meydana gelen değişiklikleri inceleyeceklerini belirttiler.

Gece Işığına Maruz Kalmak Kilo Aldırabiliyor!

Cuma, 15 Eki 2010 yorum yok

Gece ışığında maruz kalmak kilo aldırabiliyor!

ABD’nin Ohio Üniversitesi’nden Laura Fonken ve ekibinin fareler üzerinde yaptığı araştırmada, günlük hareket ve yiyecek miktarında değişiklik olmasada, gece loş ışığına maruz kalan farelerin kilo aldığını gördü.

Araştırmacılar, 8 hafta boyunca bazı fareleri gece ışığına maruz bırakarak, 8 haftanın sonunda bu farelerin beden kitle endeksinin, gece ışığında maruz kalmayan farelerinkinden yaklaşık olarak %50 fazla olduğunu gördü.

Bu durumun insanlarda da geçerli olduğunu söylemek için daha erken olduğunu belirten bilim adamları, bazı araştırmalar gece yemek yemek ve şişmanlamak arasında bağlantı olduğunu gösterdiğini , dolayısı ile gece geç saatlerde çalışanların, televizyon izleyenlerin yine de bu tehlikenin farkında olması gerektiğini söyledi.

Haftanın En kötü Günü Pazartesi mi? Hayır Yanılıyorsunuz…

Cuma, 15 Eki 2010 yorum yok

Haftanın en kötü gününün sendromuyla meşhur pazartesi olduğunu düşünenler, YANILIYORSUNUZ!

Her zaman kötü gözle bakılan pazartesiler masummuş, en berbat hissettiren gün SALI günüymüş.

London School of Economics araştırmacılarına göre en iyi hissedilen gün haftasonu etkisiyle cumartesiyken, haftasonunun olumsuz etkisi pazartesi iş başlarken yok oluyor ve Salı psikolojik olarak en büyük çöküş yaşanıyormuş.

2 ay boyunca iPhone’un Mappiness uygulamasını kullanarak 22bin katılımcının ruh halini izleyen akademisyenler haftanın en sıkıntılı günün Salı günü olduğu sonucuna vardılar.

Veriler araştırmaya katılanlara günde iki kez nasıl hissettikleri, nerede oldukları, kiminle beraber oldukları sorularını yönelterek elde edildi.Ayrıca bu uydu navigasyon sistemi sayesinde araştırmacılara İngiltere’nin en utlu yerlerini tespit etme imkanıda verdi.

Sinema Bilet Fiyatları

Pazartesi, 15 Şub 2010 yorum yok

Sinema günümüzde büyük önem taşıyan kültür etkinliklerinden bir tanesidir. Sinema bilet fiyatları konusunda ise illere göre farklılıklar görebilmekteyiz.

Ankara Sinema Bilet Fiyatları, İzmir Sinema Bilet Ücretleri , İstanbul Sinema bileti fiyatları gibi internette bazı konular bulunmakta ve bunları güncel olarak takip ettiğinizde bu konu hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Sinema Bilet Fiyatları

Fakat Türkiye genelinde ücretler 5 ile 25 lira arasında değişmektedir.

Bulutların Yapısında Neler Vardır? Nasıl Oluşur?

Cumartesi, 31 Eki 2009 8 yorum

Tepenizde gördüğünüz orta büyüklükte, yaklaşık l kilometre çapındaki bir bulutun hacmi 4 milyar metreküptür ve içinde l -5 milyon kilogram su vardır. Peki nasıl oluyor da bu kadar su başımıza kovadan dökülür gibi dökülmüyor, bu kadar tonlarca ağırlık havada durabiliyor? Gerçekten bulutlar gökyüzünün inanılmaz ve harika süsleridir. Hiçbir bulut diğeri ile şekil ve hacim olarak aynı değildir. Çünkü oluşumlarına etki eden hava akımları, sıcaklık, basınç, havadaki toz miktarı v.b. gibi o kadar çok etken vardır ki, çok değişken olan atmosferde iki yerde bütün bu şartlan eşit olarak sağlamak mümkün değildir.

bulut resimleri

bulut resimleri

Bulutlar Nasıl Oluşur?

Isınan yeryüzünden buharlaşan su, havadan hafif minik su buharları şeklinde doğruca gökyüzüne yükselir. Belirli bir yükseklikte basınç azaldığı, hava da soğuduğu için minik su damlacıkları haline geçerler ve bulutları oluştururlar. Başlangıçta bu damlalar o kadar küçüktür ki, çapları birkaç mikrometredir, (insan saçı 100 mikrometredir.) Ortalama bir yağmur damlasının oluşabilmesi için bunlardan milyonlarcasımn birleşmesi gerekir.

Bulutların bu kadar ağırlığa rağmen gökyüzünde asılı kalabilmelerinin sebebi bu damlacıkların çok küçük olmalarıdır. Her ne kadar bir kilometre çapındaki bir bulutta en azından 1.000 ton su varsa da bu hacimdeki hava 1.000.000 tondur, yani bin kez daha ağırdır. Bu nedenle de bulutlar içerlerindeki yağmur taneleri iyice oluşup, ağırlaşıp yere düşene kadar tepemizde gezinip dururlar. Aslında yağmur yağarken yağmur damlası oluşma işlemi devam ettiğinden bulut içindeki suyu boşaltıp bir anda kaybolmaz.

Bulutların Yapısında Neler Vardır?

Bulutun oluşumunda başlangıçta oluşan su damlacıkları o kadar küçüktür ki, üzerlerine gelen ışıkları doğrudan yansıtırlar ve bu tip bulutlar pamuk gibi beyaz görünürler. Su damlacıkları birleşip büyüdükçe, yani kalınlaştıkça ışığı daha az yansıtırlar, bu nedenle de yağmur bulutları daha koyu, gri hatta siyaha yakın renkte görünür. Gittikçe büyüyerek ağırlaşan bu damlalar bulutun altında toplandığından, bu tip bulutların tabanları üst taraflarına nazaran daha koyu renktedirler.

Havadaki sıcaklık yatay olarak genellikle aynıdır. Bu nedenle havanın içine suyu alabileceği yükseklik yatay olarak hemen hemen aynı olduğundan bulutların altları daha düzdür. Bulutun ortası ile üst kenarı arasındaki ısı farklı olduğu ve üst tarafında su damlası oluşumu devam ettiği için üst taraflar kıvrımlıdır. Bulutlar şekillerine ve yüksekliklerine göre sınıflandırılırlar. Genelde üç ana grupta toplanırlar.

Bu sınıflandırmaya göre, ince, tutam tutam, ufak bulutlara ‘sirüs’, kümeler halinde olanlara ‘kümülüs’, ufukta tabaka halinde görünenlere de ‘stratus’ deniliyor. Ayrıca iki tane de yükseklik kategorisi var. Bulutun tabanı yerden 2.000 – 6.000 metre yükseklikte ise ön ismi ‘alto’, 6.000 metreden daha yükseklikte ise de ‘sirro’ oluyor. Yağmur bulutlarına da diğerlerinden ayırmak için ‘nimbo, nimbus’ gibi isimler ekleniyor.

Kısa Aşk Sözleri

Cumartesi, 03 Eki 2009 1 yorum

Aşk 3 harfin birleşmesinden oluşan bir kelimeden ibaret olmadığı zamanlar kendimizi toz pembe bir dünyada hissederiz. Bazı zamanlar ise bu kelimeyi ağzımıza almamak için olabildiğince kaçarız.

İnternette dolaşırken kısa aşk sözlerine rastladım hoşuma gidenlerden bazılarını siz değerli okuyucumlarımla paylaşmak istedim.

Kısa Aşk Sözleri

  • Eğer Dünyada Aşk Olmasaydı Kimsede Acıma Vicdan Duygusu Olmazdı.
  • Benim için Hayat Sen, Nefes Sensin bebeğim.
  • Nefes Aldığım her Zaman isminle hayata Başlıyacağım Aşkım resmine bakıp dua edicem bebeğim.
  • Bir Ve tek Sözümsün Sen benim Hayataki Tek Gözümsün Seviyorum Seni Bebeğim Sen Benim özümsün.
  • Aşk Seninle Yaşanacak Kadar Güzel Sensiz Yaşanmayacak kadar iLLet bir Acı ve tutkulu

umarım işinize yarar…

Prefabrik Evler

Salı, 29 Eyl 2009 2 yorum

Prefabrik evler,

kullanışlı ve bazı afetlerde daha az riski olduğu için tercih edilen barınma sahalarıdır. Deprem afetleri sonrasında Düzce, Bolu gibi illerimize binlerce sayıda kurulan prefabrik evler zamanla kaldırılmış ve satışa sunulmuştur.

Şehir içinde görüntü kirliliği verebilen ve çarpık kentleşmeye neden bu barınma türleri yayla ve mera gibi yerlerde hem rahatlık hem temizlik açısından tercih edilebilirlik yüzdesi fazla olan türlerdendir.

Prefabrik Ev Fabrikaları ve Prefabrik Ev Fiyatları konusunda araştırmalarımız da devam etmektedir.

prefabrik evler

prefabrik evler